Reklam Alanı (Gövde Üst Reklam) Bu alana reklam ver

Barakadan Kütüphaneye

blank
MÜFİT ONBAŞI tarafından
19 Nisan, 2015 17:43 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 22.03.2024 12:05
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0
Reklam Alanı (İçerik Öncesi) Bu alana reklam ver

Hz. Ali (r.a.) buyurdular ki; İlim, maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen korursun; fakat ilim seni korur. Mal harcamakla azalır, ilim sarf etmekle çoğalır.

“Değerli hemşerilerim sizlere çok güzel bir haberim var. Mahallemiz, ortaokulu ve ilkokulu bahçesi içerisinde açılışını; Vali Bey Sayın; “Ahmet CENGİZ”, Çubuk Kaymakam’ı Sayın; “Cemal ŞAHİN“,  yaptığı “Akkuzulu Kütüphanesi” hizmete girdi. Açılışta Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın; “Murat ASLAN”, ilkokul müdürü “Ali AĞIRKAYA”, ortaokul müdürü “Hasan ALTUNTAŞ”, mahalle muhtarı “Halil GÖKMEN”, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve değerli konukların katılımıyla…

Buraya kadar her şey normal!

Öncesi...

En başından başlamak lazım, ta başından…

Araştırma yapmak için Çubuk Merkezdeki Halk Kütüphanesi’ne gitmek için çektiğim zorluklardan başlamak lazım…

Kütüphanede fotokopi çektirmek için simit-ayran paramı verdim günlerden başlamak lazım…

Gelirken kışın ayazında dolmuş bulamadığım için “traktör römorkunda” geldiğim günlerden başlamak lazım…

Eve geldiğimde soğuktan uyuşan, sabaha kadar sancıyan ellerim yüzünden, getirdiğim ödevi deftere geçiremediğim günlerden başlamak lazım…

Şimdi…

Ellerinde kitaplarla mahallemin çocuklarını, kütüphanede -Akkuzulu Kütüphanesi’nde- ilim telakki ettiğini görünce;

“Nedendir bilmem, ellerim üşüdü.

Ellerim üşüdü, yüreğim ısındı.

Nedendir bilmem, gözlerim ağladı.

Gözlerim ağladı, yüreğim güldü.”*

Nasıl…

Ortaokul ve ilkokul bahçesinde daha önceleri baraka diye ifade edilen mekân, tekrar restore edilmiş, kütüphaneye dönüştürülmüş, nezih bir atmosfer oluşturulmuş.

Ve daha önceki yazımda bahsettiğim gibi yine neredeyse sıfır “0” maliyetle yapılmış bütün işler. Restorasyonu yine “Elleri Öpülesi” öğretmenlerimiz -ressam olmuş, boyacı olmuş, usta olmuş, işçi olmuş- bir barakayı bir kütüphaneye dönüştürmüşler.

Restorasyonu yine öğretmenler yapmış, “Akkuzulu Kütüphanesi” tabelası olarak kullanılan branda da bir hayırsever tarafından yaptırılmış.

Kullanım

Bilgisayar destekli -barkod sistemli- kitap verme otomasyonu oluşturulmuş.

Öğrenciler fotokopi imkânlarından da faydalanabilmekteler.

Ayrıca; kütüphane mahalle halkı da faydalanabilecekmiş.

Hüzün

Ali Öğretmen’i kütüphaneyle ilgili bu yazıyı kaleme almak için ziyaret ettiğim. Bir yandan kütüphaneyi gezdiriyor, diğer yandan da heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Karşımdaki kişi sanki bir okul müdürü değil de, en sevdiği oyuncak alınmış bir çocuktu.

Ve birden nedense, gözlerindeki ışık söndü, hüzünlü bir şekilde uzaklara bakmaya başladı.

Bu durumun sebebi kırgınlık mı, yorgunluk mu?

Anlayamadım.

“Kardeşim sen kütüphane haberi yapacaksın ya…” dedi.

“Evet…” dedim.

“Bizden bahsetmesen olmaz mı?” dedi.

“Neden ama hocam, sanat sevilir de, sanatçıya yüz çevrilir mi?” dedim.

“Olsun kardeşim yanlış anlaşılır diye korkuyorum.” dedi.

“İyi de hocam sizin gayretleriniz, hiçbir menfaat gözetmeden, sadece ve sadece Allah (c.c.) rızası için değil mi? Hem ne zamandan beri Allah (c.c.) rızası için yapılan iş yanlış anlaşılır oldu?” dedim.

“… “ sadece sustu, daha derin bir düşünceye dalarak.

Ve yeniden…

“O suskunluğunu sürdürürken hocam bir şeye ihtiyacınız var mı?” diye sordum.

Gözleri tekrar çakmak çakmak yanmaya başladı.

Olmaz mı kardeşim, olmaz mı?

“Ne hocam, neye ihtiyacınız var?”

“Kitap, kitaplar, daha çok kitap” dedi?

Şaşkınlığım yüzünden gülmemi engelleyemedim.

Tabi ya yeni açılmış bir kütüphanede kitaptan çok neye ihtiyaç olurdu.

Ama gözlerindeki parıltının tekrar geldiğini çok sevindim.

Dahası

Ve bu gün inancım öyle artı ki;

Allah (c.c.)’nin izniyle;

Viraneyi kütüphaneye dönüştürme basiretine sahip öğretmenlerimiz, çocuklarımızı da “âlime” dönüştürmekte zorluk çekmeyecekler.

Teşekkür

Kıymetli zamanlarını ayırıp kütüphanemizin açılışını yapan;

Vali Bey Sayın “Ahmet CENGİZ”e

Çubuk Kaymakamı Sayın “Cemal ŞAHİN”e

Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın “Murat ASLAN”a

Mahallem adına teşekkürü bir borç bilirim…

Ayrıca

Bu projenin baş mimarı;

İlkokul Müdürü; Ali AĞIRKAYA’dan

Desteklerinden dolayı;

Ortaokul Müdürü; Hasan ALTUNTAŞ’dan

Ve canla başla çalışıp; bu eserin meydana gelmesinde emeği geçen;

Elleri Öpülesi Öğretmenlerimizden

Ve katkısı olan herkesten Allah (c.c.) razı olsun.

Bir Şiir…

Türkmenoğlu

Koyunlar, kuzular, meralar senin

Engin ovalar, bağlar, dağlar senin

Dallarda çiçek, kovanda ballar senin

Boz kırlarda yürü Türkmenoğlu

Akkuzulu’sun sözünü unutma

Mertsin, yiğitsin özünü unutma

Yüreğin kordur, közünü unutma

Ak ellerde büyü Türkmenoğlu

Ekmeğin, aşın, tuzun alın terindir

Yazların sıcak, kışların serindir

Tarlalar, bahçeler beşik yerindir

Sen gönüllerin pürü Türkmenoğlu

Anan, atan, vatanın emanetindir

Olmadığın düğün, dernek yetimdir

Bakışın mühürdür, sözün yemindir

Sen yiğitliğin her türü Türkmenoğlu

Büyüt ki öyle bir nesil,  ibret olsun

Okusun, yetişsin kıymet bulsun

Kafası ilimle, kalbi imanla dolsun

Sen cihanın en hürü Türkmenoğlu

(*) Tuna ILGAZ

Haber: Akın RÜYAOĞLU

Reklam Alanı (İçerik Sonrası) Bu alana reklam ver

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Kanser nezle gibi tedavi edilebilecek

blank
MÜFİT ONBAŞI tarafından
14 Aralık, 2025 11:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0
Reklam Alanı (İçerik Öncesi) Bu alana reklam ver

Dünyada kanser olarak bilinen hastalık, 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü alması ile bambaşka bir yöne çevrildi.

Çok tehlikeli ve korkunç olarak bilenen kanser, yakın zamanda evde nezle gibi tedavi edilebilir

Bir zamanlar tedavi edilemeyen ve birçok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı tedavi edilemiyor ve her hangi bir ilacı yoktu. Ancak daha sonra bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sadece sizinle paylaşmak istedim, unutmayın; “Kanser” denen bir hastalık yoktur. Kanser, sadece B17 vitamini eksikliğinden başka bir şey değildir. Ağır yan etkileri olan kemoterapi, ilaç tedavisi ve ameliyatı kabul etmeyin! Eski zamanlarda denizcilerin iskorbüt hastalığından müzdarip olduklarını hatırlayın, birçok kişi bu hastalıktan ölüyordu! Bazı kişiler de bundan sürekli kazanç elde ediyordu. Daha sonra ise iskorbütün sadece C vitamini eksikliğinden kaynaklandığını ortaya çıktı. Yani bu bir hastalık değildi! Kanser de aynı şey. Sömürgeciler ve insanlığın düşmanları tam bir kanser endüstrisi inşa ettiler ve çok büyük paralar kazanıyorlar.

Kanserin önlenmesi ve tedavisi hakkında bilmemiz gerekenler

Onkoloji endüstrisi II. Dünya Savaşından sonra büyümeye başladı. Kanserle mücadele etmek için her hangi bir prosedüre, tedavi kürlerine ve masraflara gerek yok! Bunların hepsi, sömürgecilerin ceplerini doldurmak içindir, çünkü kanser tedavisi uzun zaman önce bulunmuştur. Kanser sadece B17 vitaminin eksikliği olduğundan, her gün 15-20 kayısı çekirdeği tüketmemiz yeterli olur. Buğday filizi (tomurcukları) yiyin. Buğday filizi müthiş bir kanser ilacıdır. Bu, tüm kanser önleyici maddelerin en güçlüsü olan sıvı oksijenin ve laetril’in en iyi kaynağıdır. Bu madde, B 17 vitaminin (amigdalin’in) özüdür ve elma çekirdeklerinde bulunur. “Kanserin Ölümü” adlı kitabında Doktor Harold Manner, letril’in etkisinin kanser tedavisinde  % 90’ın üzerinde olduğunu yazmıştır!*

Amygdalin (B 17 Vitaminin) kaynakları

Tohum veya meyve tohumları doğadaki B 17 vitamininin konsantrasyon halidir. Bu, elma, kayısı, şeftali, armut ve kuru erik çekirdeklerini kapsıyor.  Fasulye filizi, mercimek filizi, lima fasülyesi ve bezelye gibi baklagiller ve tahıllar. Acı badem (doğada en zengin B 17 vitamini kaynağı) ve Hint bademi. Her türlü dut, yabanmersini, ahududu ve çilek. Susam ve keten tohumu.  Yulaf, arpa, kahverengi pirinç, buğday, darı, keten ve çavdar. Bu Vitamin ayrıca mayada, ham pirinçte ve balkabağında bulunur.

Kanser karşıtı ürünlerin listesi

Kayısılar (çekirdekler). Diğer meyvelerin çekirdekleri / tohumları: Elma. Vişne. Şeftali. Kültür eriği. Erik. Armut. Lima fasulyesi. Bulaşık deterjanın ve sıvı sabunun parçacıklarının vücuda girmesi, kanserin başlamasının ana nedenidir.* Bulaşıkları ne kadar iyi durulasanız durulayın, ufak bir deterjan parçası bulaşıkların üzerinde kalır ve vücudunuza girer. Bu zararlı maddeleri tamamen hayatınızdan çıkartmak istemiyorsanız, bunun da basit bir çözümü var. Bulaşık deterjanını (ve sıvı sabunu) sirke ile 50: 50 oranında karıştırın. İşte bu kadar! Artık asla kansere yakalanmayacaksınız! Dondurulmuş limonlar - kansere çaredir Bunu bilmiyor muydunuz? Restoranlar ve kafelerdeki birçok uzman, tüm limonları kullanır veya tüketir ve hiçbir şeyi boşa harcamazlar.* Bütün limonu israf etmeden nasıl mı kullanabiliriz? Son derece basit! Yıkanmış limonu buzdolabınızın dondurucusuna koyun. Limon dondurulduktan sonra rendeyi alın, tüm limonu rendeleyin (kabuğunu soymadan) ve yemeklerin üzerine serpin. Limonu sebze salatalarına, dondurmaya, çorbalara, pilav ve bulgura, makarnaya, spagettiye, pirince, suşiye, balık yemeklerine vs… katın. Bu liste sonsuza kadar devam edebilir. Tüm yemekler beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç tatmadığınız lezzetli bir tada sahip olacak. Genellikle limon denince, sadece limon suyu ve C vitamini akla geliyor.  Şimdi Limonun Sırrını öğrendiğinize göre, limonu, bir bardak hazır erişte çorbasında bile kullanabilirsiniz. Kabuğu atmayı önlemenin ve yemeklere yeni bir lezzet katmanın haricinde bütün limon kullanmanın temel avantajı nedir? Limon kabuğu limon suyundan 5-10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve siz genellikle kabuğu atıyorsunuz. Ancak şimdi, basit bir şekilde tüm limonun dondurulması ve ardından yemeklerin üzerine serpilmesi işleminin ardından tüm bu besin maddelerini tüketebilir ve daha sağlıklı olabilirsiniz. Limon kabuğu, vücuttaki toksik elementlerin yok edilmesinde güçlü bir indirgeyici ajandır. Yıkanan limonu dondurucuya koyun ve ardından her gün yemeklerin üzerine rendeleyin. Bu, yiyeceklerinizi daha lezzetli, hayatınızı daha sağlıklı ve daha uzun hale getirmenin anahtarıdır! Bu Limonun muhteşem Sırrıdır! Limon (Citrus), kanser hücrelerini öldüren harika bir üründür. Ayrıca kemoterapiden 10.000 kat daha güçlüdür. Böylece, limon kabuğunun hoş aromasının yanı sıra, limon suyundan 10 kat daha fazla vitamin içerdiği ve vücuttaki toksik elementlerle savaşmaya yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat en önemlisi, limon kanser hücrelerini öldürmektedir. Neden biz bunu bilmiyoruz? Çünkü büyük şirketler, onlara inanılmaz karlar getiren sentetik analogların üretimi ile ilgileniyorlar. Gelirlerini tehlikeye atmamak için, limonun mucizevi özelliklerini gizli tutuyorlar. Limon ağacının bileşenleri, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak için yaygın olarak kemoterapide kullanılan Adriamycin’den 10.000 kez üstündür. Ve en önemlisi, limon özü ile yapılan terapi sadece kötü huylu hücreleri yok eder. Yan etkisi olmadığı için limonları dondurun, rendeleyin ve sağlık için tüketin! Bu bilgilerin kaynağı heyecan vericidir. Bu bilgiyi, 1970’ten bu yana 20’den fazla laboratuvar testinin yapıldığını ve basit limonun, kolon, meme, prostat, akciğer ve pankreas kanseri gibi 12 türdeki kanser hücresini öldürdüğünü söyleyen, dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden biri verdi… Ve daha da şaşırtıcı olan, limon özü ile yapılan tedavi türü, yalnızca malign kanser hücrelerini yok eder ve sağlıklı hücreleri etkilemez.   Haber Yazı: Halil İbrahim Kambak
Reklam Alanı (İçerik Sonrası) Bu alana reklam ver

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.