Reklam Alanı (Gövde Üst Reklam) Bu alana reklam ver

Özel Halk Otobüsleri Tam Gaz Seyahat

blank
MÜFİT ONBAŞI tarafından
14 Ağustos, 2015 16:05 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 22.03.2024 12:05
Okuma Süresi: 5dk
Yorum Sayısı: 0
Reklam Alanı (İçerik Öncesi) Bu alana reklam ver

“Kuzeyin Sesi Çubuk” rumuzlu kişi sosyal medya adresi facebooktan, Çubuk Özel Halk Otobüsleri ile ilgili uzun boylu, günlük yaşanan ve hikâye olacak bir türde yazı paylaştı.

Yazı şu şekilde:

Yer: ÇUBUK

Konu: 487-3 ÇUBUK OTOBÜSLERİ

SORU GÖRÜŞ VE ŞİKÂYETLERİNİZ İÇİN 153 NUMARALI HATTI ARAYINIZ

Gün geçmiyor ki, Çubuk Özel Halk Otobüsleri ile ilgili bir sıkıntı, sorun, şikâyet yaşanmamış olsun.

Bazı 487-3 Özel Halk Otobüs işletmecilerinin keyfe keder uygulamaları neticesinde halkımız ve Çubuk Ankara arası günlük bu işkenceye maruz kalan yolcuların tamamına yakını her gün şoför ve muavin ile bir tartışma yaşamaması imkânsız gibi.

İlçe halkımızın bizlere ve ilgili birimlere yazdıkları ancak cevap alamadıkları, konuya duyarsız kaldıkları ifade edilmekte.

Bu konuların başında gelen en belirgin sorunlar ise aslında öyle çözülemeyecek sorunlarda değil açıkçası. Çubuklu vatandaşlar ilgisizlik ve duyarsızlıktan da ayrıca şikayetçi.

İsterseniz biraz bu hatta yaşanan sorunlara değinelim.

Bunlardan ilki sizinde katılacağınız gibi kabaca, nezaketsiz ve kibirli konuşma tarzları.

Ekmeğinden mi suyundan mı bilinmez ama bu sorun ilk akla gelenlerden en önemlisi olduğunu düşünüyoruz.

Sırasıyla aktarmak gerekirse;

Sabah ve Akşam saatlerinde yolculara bir koyun muamelesi yapılarak üst üste istiflenmesi ve yetersiz sefer sayıları.

Otobüse ilk bindiğiniz andan itibaren şoför ve muavinin komutlarına uymaz iseniz tatsızlıkta çıkabilir doğrusu.

*Arkalı önlü ilerle,

*İlerlesene dayı,

* Abla yanaş,

*Bir adım daha at,

*İnecekler kapılara yanaşsın,

*Nerde inecen,

*İneceksin daha otuyorsun,

*Lak lak yaparak yolcuyu duymaz

"Durağı Geçtik"

*Burda yasak vs gibi kabaca sözler birkaçı.

Sabah Ankara istikametine giderken otobüslerin durak harici ve neredeyse adım adım yolcu almaları akşam indirirken farklı olmaları. Sarayköy'e devam ederken Akyurt ve Sirkeli Otobüslerine kendi tabirleri ile 'ayar' vermeleri, Ostim ve Site çalışan arkadaşlarına ayar vermeleri Kuzey Ankara Toki konutlarına doğru ilerledikleri anda yine keyfe keder yolcu indirme işlemi yapmaları, Gelişte Ulusta Ego, Akyurt, Sirkeli, Kalecik otobüsleri ile başlayıp Dışkapı da Hasköy dolmuşlarıyla devam edip havalimanı kavşağı sonrası Çubuk dolmuşları ile tamamlanan yolcu kapma kapışması ile ilçeye nasıl bir giriş yaptığınızı anlayamazsınız.

Bir ellerinde direksiyon diğer ellerinde telefon önünde giden ve arkasından gelen meslektaşları ile yine aynı şekilde kaba kaba ve seviyesiz konuşmalarda çabası.

Ego'nun aldığı karar doğrultusunda Kuzey Ankara Toki bloklarından aşağı iniş istikametinde Aktepe kavşağında yolcu indirmek yasak yazılı A4 kağıdına yazmış oldukları yazıyı işlerine gelmeyen yani sadece yolcu indirirken uyguladıklarını ters istikamette bunu uygulamadıklarını görürsünüz.

Bu kuralı Hasköy Dörtyol kavşağı, Kuzey Ankara Durağı vb duraklarda keyfe keder uyguladıklarına şahit olmanız mümkün.

Birde size dönüp o yazıyı okutmaları yok mu işte tamamlayıcı unsur. İster istemez sizde onlara "ayar" olmaya başlarsınız o anda.

Yolcu içerisinde bunları destekleyen şoför ve muavinin tanıdıkları da çıkmıyor değil tabi ki. Buyur buradan yak. Başlasın curcuna.

Bizler diğer ilçelerimize kıyasla ulaşımda ücrette ve sefer sayılarında şanslı gibi görün sekte aslında hiçte öyle değil.

Saray merkezinde Ego'ya ait otobüslerin değişik güzergâhlarda bir kaç hattın çalışıyor olması bile Çubuğun neyi hakkettiğinin aslında bir örneği.

Bu gün saat 19: 35'te Kuzey Ankara TOKİ konutları kavşağında Çubuk Halk Otobüsü bekliyorum.

*Birincisi solu kapattı durmadı, *İkincisi de Solu Kapattı durmadı, derken inanın Saat 20:05' te 4. Halk otobüsüne şükür binebildim.

*Sorun duraklarda mı?

*Bizde mi?

*Yoksa keyfe keder işletmecilerde ve ilgili sorumlularda mı?

Serzenişlerimizi ilk otobüs muavinine ve şoförüne ileten bizler çoğu kez ikisinin birlikte hınca hınç yolcuya karşılık verdiklerine tanık oluyoruz.

Ama inanın bugün ilk defa anlayışla karşılayan, nazikçe açıklama yapan ve nazikçe beni dinleyen bir ağabeyle karşılaştım. Şoför ise inanın anlayışla karşıladı cevap bile vermedi. 06 CFA 20 plakalı otobüsün şoförü ve muavinine buradan teşekkür etmek istiyorum. Karşılıklı saygı sevgi ve düzgün iletişimin çözemeyeceği aslında hiç bir sorun yok.

Savaşa gidercesine yolculuk yapan Çubuk halkına ve sorunlarına anlayışla kulak verseniz onları dinleseniz empati kurarak anlayışla durumu açıklama yapsanız sorun zaten ortadan kalkıyor.

Bizler ve sizler elbette sorunlu bir yolculuk yapmayı istemiyoruz. Hiç kimse sabah işine giderken işinde sorunlar yaşamak istemez. Sizlerinde işini zorlaştırsan içinizde barınan sorun yaratan işletmeciler var ise bunu kendi aranızda çözmeniz uyarmanız gerekli aslında. Hiçbirinizin yaşamak istemediği bu sorunlar karşısında gün gelir hesabı verilemeyecek tatsızlıklar ve vakalarda yaşana bilir.

Ekmek önemli olduğu kadar ekmeğine sahip çıkmakta önemli diye düşünüyor sizlerin bu konuda anlayışlı olmalarınızı arzu ediyoruz.

Devam edecek olursak,

Sabah aldıkları yolcuyu aynı aldıkları yerde hatta durakta dahi indirmek bu otobüsleri işleten şahsiyetlerin neden bu kadar zorlarına gider bunu da kimse anlamış değil.

Yolcularda da durum aslında bundan farksız değil. Kadınlar hamamına çevirdikleri otobüste muavin ve yolcunun da buton sesini ve yolcuların inecek var seslenişlerini duymaları da aslında imkânsız.

Yanındaki yolcuyla konuşuyor olmasa da otobüse bindikleri anda çalan telefonlarda çabası.

Karşıdaki arayan kişiye acil bir durum yoksa otobüsteyim inince konuşalım demek bu kadar mı zor. Sanırsınız ki özellikle konuşmak için otobüse biniyorlar.

Bağırarak konuşanımı ararsın, yüksek sesle müzik dinleyenlerimi perşembe pazarı gibi ne ararsan var.

Şikâyet etsen bir dert etmesen iki. Cezai yaptırım ve müeyyidelerinde uygulanmadığına her defasında tanık olmaktayız.

Bakım, tamir işlerini yolda kalınca yaptırma gereği ve isteği yoğunlukta olan bu işletmeciler sayesinde işine, evine, hastaneye geç kalanların sayıları da inanın çok fazla.

Motor su kaynatır, üç durakta bir durup motora su ekleyenler mi dersin, yağ ekleyenler mi dersin, Klima bozuk çalışmıyor diyenler mi, defransiyel sesinden uçak motorunu andıran sesleri çıkaranlar mı, egzozu konuşturmaya çalışan, hatta tabiri caiz ise anırtanlara, hatta patlak lastikle yola çıkanlara bile tanık olduk.

Bu sorun sadece bizim sorunumuz değil. Elbette sizlerinde sorunları var muhakkak ki. Unutmayınız ki aldığınız her yolcu evinize götürdüğünüz, çoluğumuzun çocuğunuzun rızkı.

Kendinizi ve aile fertlerinizi yolcuların yerine koyarak empati kurarak kurallar çerçevesinde ele alırsanız zannediyorum ki bu ekmeği daha fazla hak etmiş olacaksınız.

Ego Otobüslerinin de durumu aslında bunlardan farksız. İlçe halkına bunları reva gören siyasileri bu yazıya katmak dahi gerekmez.

Çubuk Merkez Mahallelerini yani Atatürk Mahallesi, Barbaros Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi Yıldırım Beyazıt Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Mahallesinde yaşayan bütün vatandaşları kilometrelerce yürüten bu zihniyet mahallelere de bu zorluğu yalatmaktan galiba haz alıyor.

Dumlupınar, Yenice, Esenboğa, Melikşah, Yazır, İkipınar gibi mahalleler Ankara'dan verilen ego ile biraz şanslı görünse de durum o mahallelerde de farksız. Ankara'ya ulaşım var ilçe merkezine yok.

Siz bu mahallelerin ilçeye gelmesini sağlamamışken Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Okuyacak Öğrencileri ilçe merkezine ne ile taşımayı planlıyorsunuz. TEYYARE İLE Mİ?

Ondan Sonra Çubuğun Önde gelen Akil Esnafı ve Vatandaşları Üniversitenin ilçeye faydası olmayacağının yorumlarını yapmaktan kaçınmaz.

Hayırdır, Bu Topraklar Bizans Toprağı mı?

İlçede Yüzme Havuzu yok ifadelerini kullanan akil vatandaşlar ve başlık atan sosyal medya haber siteleri acaba Melikşah Kapalı Olimpik Yüzme Havuzuyla ilgili ve Melikşah Süleyman Demirel Huzurevinin kapanması ile ilgili kaç haber yaptınız. Sessiz kaldınız çünkü buraları Çubuk ilçesine ya layık görmediniz ya da menfaatinize ters geldi. Dumlupınar Mahallesi referandumda ÇUBUK demese idi inanın ÜNİVERSİTENİN ADI DAHİ ÇUBUK ANILMAYACAKTI.

Orda burada siyaset bilimciliği menfi hareketler sergileyeceğinize Üniversitenin kurulduğu alan belli burada ilçe ve büyükşehir olarak hizmetleri artırmaya bakın.

YOKSA ÜNİVERSİTE ELİNİZDEN UÇAR GİDER.

İlçeye Hizmet veren Ego ve Özel halk otobüs güzergahlarının bu alanları da içine alacak şekilde ilçe merkezine giriş yapmalarını sağlarsanız hiçte fena olmaz. Hem burada yaşayan mahalle halkı hem de üniversiteden ilçemize gelecek olanlar bu hizmetlerden tam manası ile faydalanabilir.

Mevcut güzergahlara ek olarak

487-4 olarak Tahtayazı, Toki, İlçe Merkezi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi, Çankırı Şabanözü yolu, Pembe köşk olarak Ulus, Sıhhiye aynı güzergahtan geri dönüşü sağlanmalı.

487-5 olaraktan bir hat daha açılması Çubuk, Ankara, Sıhhıye, Saray, Dumlupınar, Melikşah Huzurevi ve Yüzme Havuzu, Yazır Mahallesi, İlçe Sanayi Sitesi, Adnan MENDERES Bulvarı İlçe Merkezi olacak şekilde düzenlenmesi daha faydalı ve yararlı olacağı şüphesizdir.

İlgili Kurumların Sorunları Çözmesini, belirli aralıklarla denetim yapılmasını kurallara uymayanlar hakkında işlem yapılmasını arzu ediyor,

İşini layığı ile yapan bütün otobüs işletmecilerinde buradan teşekkürü bir borç biliriz.

Her gün bu işkenceyi çeken canım Çubuk halkına sabırlar diliyor, Dürüst İşletmecilerimize Kazasız Belasız Hayırlı İşler Diliyoruz.

Reklam Alanı (İçerik Sonrası) Bu alana reklam ver

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Kanser nezle gibi tedavi edilebilecek

blank
MÜFİT ONBAŞI tarafından
14 Aralık, 2025 11:48 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum Sayısı: 0
Reklam Alanı (İçerik Öncesi) Bu alana reklam ver

Dünyada kanser olarak bilinen hastalık, 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü alması ile bambaşka bir yöne çevrildi.

Çok tehlikeli ve korkunç olarak bilenen kanser, yakın zamanda evde nezle gibi tedavi edilebilir

Bir zamanlar tedavi edilemeyen ve birçok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı tedavi edilemiyor ve her hangi bir ilacı yoktu. Ancak daha sonra bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sadece sizinle paylaşmak istedim, unutmayın; “Kanser” denen bir hastalık yoktur. Kanser, sadece B17 vitamini eksikliğinden başka bir şey değildir. Ağır yan etkileri olan kemoterapi, ilaç tedavisi ve ameliyatı kabul etmeyin! Eski zamanlarda denizcilerin iskorbüt hastalığından müzdarip olduklarını hatırlayın, birçok kişi bu hastalıktan ölüyordu! Bazı kişiler de bundan sürekli kazanç elde ediyordu. Daha sonra ise iskorbütün sadece C vitamini eksikliğinden kaynaklandığını ortaya çıktı. Yani bu bir hastalık değildi! Kanser de aynı şey. Sömürgeciler ve insanlığın düşmanları tam bir kanser endüstrisi inşa ettiler ve çok büyük paralar kazanıyorlar.

Kanserin önlenmesi ve tedavisi hakkında bilmemiz gerekenler

Onkoloji endüstrisi II. Dünya Savaşından sonra büyümeye başladı. Kanserle mücadele etmek için her hangi bir prosedüre, tedavi kürlerine ve masraflara gerek yok! Bunların hepsi, sömürgecilerin ceplerini doldurmak içindir, çünkü kanser tedavisi uzun zaman önce bulunmuştur. Kanser sadece B17 vitaminin eksikliği olduğundan, her gün 15-20 kayısı çekirdeği tüketmemiz yeterli olur. Buğday filizi (tomurcukları) yiyin. Buğday filizi müthiş bir kanser ilacıdır. Bu, tüm kanser önleyici maddelerin en güçlüsü olan sıvı oksijenin ve laetril’in en iyi kaynağıdır. Bu madde, B 17 vitaminin (amigdalin’in) özüdür ve elma çekirdeklerinde bulunur. “Kanserin Ölümü” adlı kitabında Doktor Harold Manner, letril’in etkisinin kanser tedavisinde  % 90’ın üzerinde olduğunu yazmıştır!*

Amygdalin (B 17 Vitaminin) kaynakları

Tohum veya meyve tohumları doğadaki B 17 vitamininin konsantrasyon halidir. Bu, elma, kayısı, şeftali, armut ve kuru erik çekirdeklerini kapsıyor.  Fasulye filizi, mercimek filizi, lima fasülyesi ve bezelye gibi baklagiller ve tahıllar. Acı badem (doğada en zengin B 17 vitamini kaynağı) ve Hint bademi. Her türlü dut, yabanmersini, ahududu ve çilek. Susam ve keten tohumu.  Yulaf, arpa, kahverengi pirinç, buğday, darı, keten ve çavdar. Bu Vitamin ayrıca mayada, ham pirinçte ve balkabağında bulunur.

Kanser karşıtı ürünlerin listesi

Kayısılar (çekirdekler). Diğer meyvelerin çekirdekleri / tohumları: Elma. Vişne. Şeftali. Kültür eriği. Erik. Armut. Lima fasulyesi. Bulaşık deterjanın ve sıvı sabunun parçacıklarının vücuda girmesi, kanserin başlamasının ana nedenidir.* Bulaşıkları ne kadar iyi durulasanız durulayın, ufak bir deterjan parçası bulaşıkların üzerinde kalır ve vücudunuza girer. Bu zararlı maddeleri tamamen hayatınızdan çıkartmak istemiyorsanız, bunun da basit bir çözümü var. Bulaşık deterjanını (ve sıvı sabunu) sirke ile 50: 50 oranında karıştırın. İşte bu kadar! Artık asla kansere yakalanmayacaksınız! Dondurulmuş limonlar - kansere çaredir Bunu bilmiyor muydunuz? Restoranlar ve kafelerdeki birçok uzman, tüm limonları kullanır veya tüketir ve hiçbir şeyi boşa harcamazlar.* Bütün limonu israf etmeden nasıl mı kullanabiliriz? Son derece basit! Yıkanmış limonu buzdolabınızın dondurucusuna koyun. Limon dondurulduktan sonra rendeyi alın, tüm limonu rendeleyin (kabuğunu soymadan) ve yemeklerin üzerine serpin. Limonu sebze salatalarına, dondurmaya, çorbalara, pilav ve bulgura, makarnaya, spagettiye, pirince, suşiye, balık yemeklerine vs… katın. Bu liste sonsuza kadar devam edebilir. Tüm yemekler beklenmedik bir şekilde, daha önce hiç tatmadığınız lezzetli bir tada sahip olacak. Genellikle limon denince, sadece limon suyu ve C vitamini akla geliyor.  Şimdi Limonun Sırrını öğrendiğinize göre, limonu, bir bardak hazır erişte çorbasında bile kullanabilirsiniz. Kabuğu atmayı önlemenin ve yemeklere yeni bir lezzet katmanın haricinde bütün limon kullanmanın temel avantajı nedir? Limon kabuğu limon suyundan 5-10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve siz genellikle kabuğu atıyorsunuz. Ancak şimdi, basit bir şekilde tüm limonun dondurulması ve ardından yemeklerin üzerine serpilmesi işleminin ardından tüm bu besin maddelerini tüketebilir ve daha sağlıklı olabilirsiniz. Limon kabuğu, vücuttaki toksik elementlerin yok edilmesinde güçlü bir indirgeyici ajandır. Yıkanan limonu dondurucuya koyun ve ardından her gün yemeklerin üzerine rendeleyin. Bu, yiyeceklerinizi daha lezzetli, hayatınızı daha sağlıklı ve daha uzun hale getirmenin anahtarıdır! Bu Limonun muhteşem Sırrıdır! Limon (Citrus), kanser hücrelerini öldüren harika bir üründür. Ayrıca kemoterapiden 10.000 kat daha güçlüdür. Böylece, limon kabuğunun hoş aromasının yanı sıra, limon suyundan 10 kat daha fazla vitamin içerdiği ve vücuttaki toksik elementlerle savaşmaya yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. Fakat en önemlisi, limon kanser hücrelerini öldürmektedir. Neden biz bunu bilmiyoruz? Çünkü büyük şirketler, onlara inanılmaz karlar getiren sentetik analogların üretimi ile ilgileniyorlar. Gelirlerini tehlikeye atmamak için, limonun mucizevi özelliklerini gizli tutuyorlar. Limon ağacının bileşenleri, kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmak için yaygın olarak kemoterapide kullanılan Adriamycin’den 10.000 kez üstündür. Ve en önemlisi, limon özü ile yapılan terapi sadece kötü huylu hücreleri yok eder. Yan etkisi olmadığı için limonları dondurun, rendeleyin ve sağlık için tüketin! Bu bilgilerin kaynağı heyecan vericidir. Bu bilgiyi, 1970’ten bu yana 20’den fazla laboratuvar testinin yapıldığını ve basit limonun, kolon, meme, prostat, akciğer ve pankreas kanseri gibi 12 türdeki kanser hücresini öldürdüğünü söyleyen, dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden biri verdi… Ve daha da şaşırtıcı olan, limon özü ile yapılan tedavi türü, yalnızca malign kanser hücrelerini yok eder ve sağlıklı hücreleri etkilemez.   Haber Yazı: Halil İbrahim Kambak
Reklam Alanı (İçerik Sonrası) Bu alana reklam ver

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.