logo

Hayatı sanal mı yaşıyoruz?


Müfit Onbaşı
mufitonbasi@gmail.com

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken bir o kadarda insanlar arasında iletişim zorlaşıyor. Yüz yüze görüşülmesi gereken bir konuyu görüşmek istendiğinde ya telefonlara cevap verilmiyor ya da görüşmek istenmediği söylenmiyor. İstekler teknolojiye takılı bir şekilde günlerce oyalanıyor.

Israrla aramak, yanlış mı olur, anlayışı giriyor bu defa devreye, sonra beklemeye geçiliyor, haftalar sonra seni aramıştım söylendiğinde, görmemişim çağrılarda kayıt yoktu diye söz bitiyor.

Konu hala askıda, insanlar bir birini kırmamak için böyle bir yalanı seçiyor. Oysaki sanal dünyada her şey yazılıyor çiziliyor, cevaplanıyor hatta hiç kısıtlama getirmeden sözler sarf ediliyor. İstenilen gibi kamera karşısında hareketler yapılıyor. Sonra her şey normalleşiyor. İlerleyen zaman da daha çılgınca konuşmalar ve hareketler sahne alıyor. Zamanımızın büyük bölümü sanal dünyamızda yaşanıyor. Yüzleşmekten korkan bir nesil yetişmesi endişe verici, sen aradın, ben aramadım, görmedim, sen neden aramıyorsun gibi sitemler dostluk sitemi olamaz. Aramak istemeyenlerin görüşmek istemeyenlerin sığındığı bir çıkış yolu olabilir. Etrafını geniş tutarsan bereket olur huzur olur. Kaçamak sığınmalarda gönül daralır.

“Gözden uzak olan gönülden de uzaklaşır” atalarımızın her söylediği yerini dolduruyor bizden gelecek nesillere ne söz var nede kalıcı miras, ne kadar acı. Düzeltmek bizim elimizde hangi teknolojiyi nerede ve nasıl kullanmak gerektiğini bilirsek teknoloji bir harika olarak hayatımızda yer alır. Biz ısrarla aramaya devam edelim sevdiklerimizi, hatta ısrarla ziyaret edelim ki çocuklarımızda muhabbette ısrarcı olsun geleceğe yönelik en güzel yatırım güzel insan modelidir. Bu vesile ile isteyerek ya da istemeyerek, “hayırlı olsun” ailemize sanal bir kişi daha katıldı. Yeni teknoloji yapay zeka üzerinde çalışmalar devam ediyor. Bekleyip göreceğiz bizi nelerin beklediğini nelerin getirip götürdüğünü… Sağlıcakla Kalın…

408 Kez Görüntülendi. Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

10+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İstanbul ve Ankara’nın kaderi yine aynı mı olacak?

    08 Mart 2024 Genel, SİYASET, Yazarlar

    Türkiye de 61 yıldır yapılan12 yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara'nın seçim kararı aynı oldu. Türkiye'nin başkenti Ankara ve en büyük ili olan İstanbul da 1963 ten bu yana 12 yerel seçim yapıldı. Ankara ve İstanbul her 5 yılsonunda ki seçimde aynı partinin adayını başkan seçti. Ankara'yı kazanan parti, İstanbul'u da kazandı. Ya da İstanbul'u kazanan parti, Ankara'yı da kazandı. Yani şimdiye kadar aynı parti 2 büyük şehir de kazanmış oldu. 2024 yerel seçimlerinde iki büyük şehir yine aynı partinin adayını mı seçecek? Yoksa değişiklik olacak ...
  • İşsizliği kaybettik mi?

    05 Mart 2024 Genel, YAŞAM, Yazarlar

    Son zamanlarda dikkatinizi çekti mi? Vatandaşlardan yetkili ve siyasilere; "Bize vaat vermeyin, fabrika, kurum iş istihdamı oluşturun, geçlerimiz işsiz” gibi cümleleri pek duymaz olduk. Bunun yanı sıra siyasilerinde;  “İşsizlik ile ilgili çözüm bulacağız” gibi söylemlerini de duymuyoruz. İşsizlik sorunu çözüldü mü? İşsizliği kaybettik mi? Acaba gerçekten üretim yapıyor muyuz? Biri bunun cevabını verirse seviniriz. Bu zamanlarda çevremizde işsizlik konusundan hiç bahsedilmiyor. Eleman arayan işletmeler ile işsizlik sohbetinde esnaflar; "Kimse...
  • Hayatı sanal mı yaşıyoruz?

    07 Ekim 2023 Genel, Yazarlar

    Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken bir o kadarda insanlar arasında iletişim zorlaşıyor. Yüz yüze görüşülmesi gereken bir konuyu görüşmek istendiğinde ya telefonlara cevap verilmiyor ya da görüşmek istenmediği söylenmiyor. İstekler teknolojiye takılı bir şekilde günlerce oyalanıyor. Israrla aramak, yanlış mı olur, anlayışı giriyor bu defa devreye, sonra beklemeye geçiliyor, haftalar sonra seni aramıştım söylendiğinde, görmemişim çağrılarda kayıt yoktu diye söz bitiyor. Konu hala askıda, insanlar bir birini kırmamak için böyle bir yalan...
  • Kalpten Depresyon

    01 Mart 2023 Genel, Yazarlar

    Ülkemizde olan ve hep olacağı söylenen depremler sonrası birçok ihtimal ve ihmal sonrası bizimde kendimizde olan ihmal ve ihtimalleri önceliğimize alarak konuya girmek isterim.Deprem uzmanları kısa süre önce evlerinizi dağlara, tepelere, yüksek yerlere yapın, ova kesimlerine asla! diye uyarıda bulunmuştu. Hayat rehberimiz yıllar önce bizi bu konuda uyarmış, biz ise bundan hiç bir ders çıkarmamış; kitabımız Kuran-ı Kerim’deki bize söylenenleri yapmamış ve yaşamamışız. Bu günlerde neden ve sebep aramaya çalışıyoruz? Allah insana öncelikle aklı s...